Fes, adını aldığı Fas’ın Fes şehrinden dünyaya yayılmış, zamanla Osmanlı İmparatorluğu’nun simgelerinden biri haline gelmiş tarihi bir başlıktır. Aslen Kuzey Afrika kökenli olan fes, Osmanlı’da özellikle 19. yüzyılda II. Mahmud’un kıyafet reformları sırasında ön plana çıktı. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının ardından devletin modernleşme çabaları hız kazanmış, toplumsal sınıflar arası görünüm farklılıkları azaltılmak istenmiştir. Sarık ve kavuk gibi başlıklar toplumda dini ve sosyal ayrışmaları temsil ederken, fes daha sade, Batı’ya daha yakın ama aynı zamanda İslam kültürüne de uygun bir alternatif olarak benimsenmiştir. 1829’da çıkarılan bir fermanla fes, memurlar ve askerler için zorunlu hale getirilmiş; böylece hem birliği simgeleyen hem de modernleşmeyi yansıtan bir devlet sembolü olmuştur. Kırmızı renkte olması ise, o dönemde doğal boyaların en dayanıklı ve ulaşılabilir tonlarından biri olmasının yanı sıra, Fas’tan ithal edilen kırmızı boya ile ilişkiliydi. Zamanla toplumun her kesimine yayılan fes, sadece bir başlık değil, bir dönem zihniyetinin de dışavurumu olarak tarihe kazındı.


